FELAKET KURBANLARI KİMLİKLENDİRME

Ana Sayfa » GENEL » HABERLER » FELAKET KURBANLARI KİMLİKLENDİRME

Felaket kurbanlarının kimliklendirilmesinde(F2K) kullanılan çeşitli kimliklendirme yöntemleri bulunmaktadır. Bu yöntemler öncelikli olarak birincil kimliklendirme yöntemleri ve ikincil kimliklendirme yöntemleri olarak ikiye ayrılırlar. Birincil kimliklendirme yöntemleri oldukça güvenilirdir ve kesin kimliklendirme yöntemi olarak kabul edilirler. İkincil kimliklendirme yöntemleri ise kesin kimliklendirme yöntemi olarak kabul edilmezler ve birincil kimliklendirme yöntemlerine yardımcı kimliklendirme yöntemi olarak kullanılırlar.

polis3

1.Birincil Kimliklendirme Yöntemleri:

1.1. Parmak izi ile kimliklendirme:

Parmak uçlarında, birincil bogumdan itibaren tırnak dibine kadar olan bölgede kabarık çizgisel hatlardan oluşan bir takım şekiller vardır. Bu şekiller, kabarık çizgilerin her insanda farklı varyasyonlarda bir araya gelmesi ve hatlar şeklinde kıvrımlar oluşturmasıyla meydana gelir ve papil hattı olarak adlandırılır. Parmak izleri, vücutça salgılanan ve papil hatları üzerinde biriken biyolojik sıvının cisimler üzerine bulaşmasıyla oluşur,

Kimliklendirme için özellikle parmak izinin kullanılmasının iki nedeni vardır:

a.) Eşsiz ve değişmez oluşu: İki insandaki veya bir kişinin parmaklarındaki papil hatlarında mutlak bir örtüşme yoktur. Tek yumurta ikizlerinin bile parmak izleri birbirinden farklıdır. Bunun nedeni embriyo döneminde üyelerin gelişmesi sırasında derinin, el ayaları ve ayak tabanlarında düzensiz bir şekilde açılmasıdır. Çatlakların çok sayıda olması ve papil hatlarının farklı şekillerde oluşması sayesinde eşsizlik ortaya çıkar.

Papil hatları embriyonun dördüncü haftasından sonra oluşur ve ölümden sonra da mevcut kalırlar. Yüzeyde meydana gelen yaralanmalarda aynı oranda yeniden oluşur.

b.) Sınıflandırabilir oluşu: Sınıflandırılabilir oluşu, parmak izlerinin olay yerinden alınan izlerle karşılaştırma sonucunda eşleştirilmeleri için sistematik bir şekilde alınmaları ve kaydedilmeleri olanağının gerekli koşulunu sağlamaktadır.(2)

Felaket kurbanlarının kimliklendirilmesinde parmak izinin alınmasında, tozlama yöntemi, mürekkepleme yöntemi, tarama yöntemi gibi yöntemler kullanılmaktadır. Cesedin elinin iç yapısına göre hangi yöntemin uygulanacağına karar verilir. Tek bir yöntem uygulanabilecegi gibi cesedin durumuna göre yöntemlerin kombinasyonu da kullanılabilir.

Kimliklendirmenin yapılabilmesi için karşılaştırma materyalinin alınması gereklidir. Karşılaştırma materyali genellikle kayıp kişinin evinden, kendisine ait kişisel eşyalardan alınmaktadır. Karşılaştırma materyalleri, üzerinde parmak izi bulunabilecek tüm numuneler olabilir.

Cesetten alınan parmak izi ile kayıp kişinin kişisel eşyalarından alınan parmak izinin karşılaştırılması sonucunda kimliklendirme yapılır. Karşılaştırmalar manuel yöntemlerle yapılabileceği gibi otomatik parmak izi karşılaştırma sistemi(AFIS) ile de yapılabilir.

Parmak izi kullanılarak kimliklendirme yapmak, ucuz ve kolay olmasına rağmen sonucun kesin olmasından dolayı oldukça güvenilir bir yöntemdir.

1.2. Diş profilleri ile kimliklendirme:

Her diş taç, boyun ve kökten oluşmaktadır. Diş dıştan içe doğru mine, dentin ve pulpadan oluşmaktadır. Dentin ve mine insan bedenindeki en sert maddeyi oluşturmaktadır.

Dişlerde karışıklıktan kaçınmak için özel bir numaralandırma sistemi kullanılmaktadır ve kimliklendirme çalışmalarında bu nuramaralandırmanın doğru yapılmış olması oldukça önemlidir.

Genel olarak sağlıklı dişlerde farklılıkların tespit edilmesi oldukça zordur. Ancak diş hekimine gidildikten sonra yapılan tedaviler sonucunda her zaman varmış gibi dişler üzerinde bireysel izler oluşmaktadır. Özellikle gelişmiş ülkelerde yapılan tüm bu tedaviler kayıt altına alınır. Kayıtların düzgün tutulmuş olması, karşılaştırma materyallerinin toplanması sırasında etkili rol oynamaktadır.

Özellikle spor yapan insanlarda ön dişlerde hasarlar meydana gelmektedir ve bunlara kaplama yapılmaktadır. Kaplamanın yapılabilmesi içinde dişlerin kalıbının alınması gereklidir. Böylece, dişin şekli, boyutu, yerleşimi kayıt altına alınmış olur. Bu gibi veriler kimliklendirmede oldukça önemlidir.

Karşılaştırma materyali olarak(ölüm öncesi veriler) röntgen flimleri, kişinin geçirmiş olduğu tıbbi tedavi bilgileri ve diş kalıpları gibi veriler toplanabilir.

Ölüm sonrası verilerin toplaması, otopsi sırasında adli diş hekimi tarafından yapılır. Otopsi sırasında üst çene çıkarılır ve böylece alt çene üzerindeki dişler görünür hale getirilir. Daha sonra alt ve üst çene üzerindeki dişlerde bulunan tüm özellikler, interpol tarafından hazırlanan standart forma kaydedilir.

Adli diş hekimi tarafından ölüm öncesi ve ölüm sonrasına ait verilerin karşılaştırılmasıyla kimliklendirme yapılır.

Dişlerin anatomik ve morfolojik özelliklerinin ölüm sonrasında da değişmemesi, diş durumunun çabuk tespit edilebilmesi ve elde edilen verilerin hızlı karşılaştırılması nedeniyle kimliklendirme sonucuna çabuk ve güvenli olarak ulaşılabilir. Bu nedenle diş bulguları, hem kendi başlarına hem de başka kimliklendirme yöntemlerinin temeli olarak etkili bir kimliklendirme yöntemidir.

1.3. Tıbbi bulgular ile kimliklendirme:

Üyelerde bulunan eksiklikler, anomaliler, kalp pilleri, protezler (Resim 6,7) vb. gibi durumlar tıbbi bulgular ile kimliklendirmeyi olanaklı kılmaktadır. Tüm bu özellikler beden ve onun yaşamı boyunca geçirdiği değişiklikler hakkında bilgi verir. Adli tıp uzmanı tarafından otopsi sırasında bu gibi veriler toplanır ve interpol formuna kaydedilir.

Otosi sırasında tespit edilen veriler(post mortem veriler) ile ölüm öncesine ait kayıp kişinin ailesinden alınan bilgiler, röntgen filmleri ve hastane kayıtlarının karşılaştırılması sonucunda kesin bir kimliklendirme yapılmış olur.

1.4. DNA ile kimliklendirme

Hücre ve dokuların gelişimleri ve özel işlevleri için gerekli bilgi genlerde saklıdır. Gen, genetik bilginin yapı ve işlevi tanımlanmış bir bölümüdür. Karmaşık uzun zincirli bir molekül olan deoksiribonükleik asit(DNA)’ten oluşmuşlardır.

DNA, molekülü kimliklendirme çalışmalarında oldukça önemlidir. Çünkü tek yumurta ikizleri dışında tüm insanların DNA’ları birbirinden farklıdır. Diğer bir önemli özellik ise bir insanın DNA’sının her bir hücresinde aynı olmasıdır. DNA molekülünün kimliklendirme amaçlı kullanılması biyolojik delillerden elde edilen DNA’nın belirli bölgelerinin çoğaltılması ve bu gen bölgelerinin bilgisayar yardımıyla analiz edilmesi işlemi ile gerçekleştirilir.

DNA bir hücre içinde hücrenin çeşitli bölümlerinde bulunabilir. Nüklear DNA hücre çekirdeğinde bulunurken, mitokondrial DNA(mtDNA) mitokondrilerin içinde bulunan halka şeklinde bir DNA molekülüdür. Nüklear DNA’nın yarısı anneden, diğer yarısı ise babadan kalıtım yoluyla geçmektedir. Erkek Y kromozomu üzerinde bulunan genler babadan kalıtım yoluyla aktarılırken, mtDNA, anneden kalıtılmaktadır.

Nüklear DNA tüm çekirdekli hücrelerde bulunmaktadır. Bunlar saçın kök kısımları, epitel hücreleri, kan numunesi, kemik, diş, sperm olabilir.

DNA içeren maddenin analiz edilebilmesi için bu materyellerin usulüne uygun biçimde toplanması gereklidir. Kurbanın durumuna göre hangi tür örneğin alınacağına karar verilir. Diş, yapısı itibariyle dış etkilere karşı daha dayanıklı olduğundan DNA analizi için felaketlerde tercih edilen bir materyaldir. Ancak örnekler alınmadan analizi yapacak olan laboratuvarla irtibat kurulması oldukça önemlidir. Bu birim; örneğin alınacağı yer, büyüklük ve saklama koşulları hakkında önerilerde bulunabilir.

Oldukça hassas olan bu çalışmalarda, sonucun yanıltıcı olmaması için kontaminasyondan kaçınılmalı, örnekler otosi sırasında alınmalı ve örnekler alınırken tüm malzemelerin steril olduğundan emin olunmalıdır.

Karşılaştırma materyali olarak kayıp kişinin annesi, babası veya çocuğundan numune alınabilir. Ayrıca kayıp kişinin kişisel eşyaları( iç çamaşırı, diş fırçası, tarak) da karşılaştırma materyali olarak kullanılabilir.

Otopsi sırasında alınan örnekler ile karşılaştırma materyalinin mukayese edilmesi sonucunda kimliklendirme yapılır.

Bu konular dikkate alındığı takdirde DNA analizi ile kimliklendirme oldukça güvenilir bir yöntemdir. Ancak DNA analizleri için maliyetin yüksek olması ve bazen analizlerin haftalarca sürmesinden dolayı, diğer güvenilir kimliklendirme yöntemlerinin yeterli olmadığı durumlarda DNA ile kimliklendirme yapılmalıdır. Örneğin cesetler çok fazla parçalanmışsa ve kimliklendirme yapılamıyorsa DNA ile kimliklendirme yapılabilir.

2.İkincil kimliklendirme yöntemleri

2.1. Görsel kimliklendirme:

İnsanlar genellikle birbirlerini görsel olarak tanırlar. Fakat büyük felaketlerde çok yakın akrabalar bile kendi yakınlarını ayırt etmekte zorlanmaktadırlar. Bu daha çok yakınını kaybetmeyi reddetme duygusuyla açıklanabilir. Bazı durumlarda ise insanlar meydana gelen psikolojik baskıdan dolayı küçük benzerliklerle bile olsa yakınlarını teşhis edip alabilmektedirler. Bu nedenle görsel kimliklendirme, tek başına yeterli kabul edilmemeli ve kimliklendirilen kişinin yakılmasına veya gömülmesine izin verilmemelidir. Çünkü meydana gelen bir hata durumunda yeniden inceleme yapılması bu gibi durumlarda mümkün olmayacaktır.

Görsel yolla yapılan kimliklendirme ancak birincil kimliklendirme yöntemlerine yardımcı kimliklendirme yöntemi olarak kullanılabilir. Felaketlerde asla tek başına yeterli kabul edilmemelidir.

2.2 Kişisel eşyalar yardımıyla yapılan kimliklendirme

Kişinin kıyafeti de kimliklendirmede önem taşıyabilir. Fakat uzun seyahatlerde kişi bulunduğu yere özgü giyinme eğiliminde olduğundan, kıyafetler kimliklendirmede daha az önem taşırlar. Ancak bazı istisnai durumlar vardır. Örneğin hava kazalarında Arap topraklarından gelen yolcular eğer etnik kıyafetlerini giyiyorlarsa bu yolcuları sınıflandırmak ve yolcuların bir kısmının kimliklerini ayırt etmek daha kolay olacaktır. Benzer şekilde üniformalar, hava personelinin özel işaretleri sınıflandırmada ilk adım olarak işe yarayabilir.

Mücevherler de kimliklendirmeye yardımcı olabilirler. Mücevheri alan yada kullanan kişinin ismini taşıyabilir. Bazı durumlarda sigorta nedeniyle resimleri çekilir. Bunlar kimliklendirme için mükemmel delil özelliği taşırlar. Fakat pek çok mücevher sadece özel değil aynı zamanda değerlidir. Bu yüzden felaket anında çalınma ihtimalleri vardır. Diğer bir dezavantajı da vücudun görünen yerine takılmalarından meydana gelir. Bu görünen bölümler ateşten, hayvanların ısırmasından en çok etkilenen yerlerdir. Buda mücevherlerin kimliklendirmedeki potansiyel yararlarını sınırlamaktadır.

Pasaport, sürücü belgesi gibi üzerinde fotoğraf bulunan dökümanlar kimliklendirme için önemli malzemelerdir. Fakat bu belgeler de çalınabilir yada bir insandan diğerine geçebilir. Bunun için güzel bir örnek uçak biletlerinin daha sonra başkasına satılmasıdır. Bu durum kişinin pasaport bilgisi ile bilet bilgisinin tutmaması anlamına gelir.

Dövmeler yada vücut üzerine yapılan değişik şekiller çok nadir olabilirler. Yapılan bölge ve tasarımı kişisel bilgi içerebilir. Bu dövmelerin, izlerin değeri ve populasyondaki nadirliği, felaketlerde mağdurun kimliklendirilmesindeki yararını belirler.

Felaketlerde tek bir kimliklendirme yöntemine göre sonuç verilmemeli, birden fazla birincil kimliklendirme yöntemi kullanılmalıdır. İkincil kimliklendirme yöntemleri ile de sonuçlar desteklenmelidir.

Pek çok insan için felaketler sürekli olduğu düşünülemeyen, hatta hayal edilemeyen bir gerçektir. Özellikle ülkemizin coğrafi konumu ve nüfus yoğunluğu göz önüne alındığında, terör ve doğal afetler F2K timlerinin kurulmasını zorunlu hale getirmektedir.

Ailelere kimliği doğru teşhis edilmiş cesedin verilmesi ve dini inanışlarına göre tören yapılmasının sağlanması insani açıdan büyük önem taşımaktadır. Ayrıca hayatını kaybeden kişinin cenaze töreninin yapılabilmesi, geride kalan insanların hayatlarına devam etme sürecinde önemli bir adımdır. Kişilerin devlete güven sağlaması veya olan güveninin pekişmesi açısından da oldukça önemlidir.

  • Murat ELLİBEŞ"Bir gül kadar güzel ol; ama dikeni kadar zalim olma. Birine öyle bir söz söyle ki ; ya yaşat ya da öldür; ama asla yaralı bırakma"
  • Murat ELLİBEŞKrallar yorgun düşünce maymunlar kendini kıral ilan ederler.... Ama şunu hiç unutmazlar kıralların gidişi zor dönüşü efsane olur..!
  • murat ellibeşßen kimsenin Canını Yakmadım Onlar Benim Ateş Olduğumu Bile Bile Geldiler.
  • yonetimhata yapmayan insan, hiçbir şey yapmayan insandır. Ve hayatta en büyük hata, kendini hatasız sanmaktır! - Yunus Emre

FACEBOOKTA